KORONAVİRÜS DEĞİL ASLINDA BU KADAR CAN ALAN...

 

Koronavirüs tüm dünyayı etkisi altına aldı.

Salgın hastalık tüm dünyada hızla yayılıyor...

Nasıl oluyor da gözle görülmeyen bir virüs dünyanın süper gücüyüm diyen ülkeleri çaresiz bırakıyor...

İnsanlık bu kadar can verirken kendisini sorguluyor mu?

Koronavirüs değil aslında bu kadar can alan...

Kıyıya vuran çocuk cesetlerinin sızlayışıdır...

Depremler değil bizi sarsan...

Çöpten ekmek toplayan Annenin yürek acısıdır...

Evine ekmek götüremeyip intihar eden babanın kahır gözyaşıdır...

Çekirge istilası değil bu gelen...

Gayri meşru yoldan doğurulan ve poşete konulup diri diri çöp kutusuna atılan bebeğin feryadıdır...

Bu savaşlar sadece savaş değildir aslında...

Evinden yurdundan sürülen ailesinden koparılan yüz binlerin iniltisidir...

Afrika'da on binler açlıktan ölürken...

Avrupa'da insanların fazla yemekten hastalanmasının tez atıdır...

Adaletsiz değildir...

Müslüman olan iki tarafın tekbir getirerek birbirini katletmesinin acı karşılığıdır...

Çok su içiyor diye binlerce deveyi katleden sözde medenilerin pisliğinin sonucudur...

Kendi elimizle yakıp yıktığımız talan ettiğimiz doğanın evsiz bıraktığımız dilsiz yüz binlerce aciz hayvanların bedduasıdır...

Heyelanlar, seller yangınlar değildir sadece üzerimize yağan belalar...

Savaşta bütün ailesini kaybeden yetimin ölmeden önce "Sizi Allah'a şikâyet edeceğim" feryadının Allah katında karşılık bulmasıdır...

Ve en acısı da asırlardır Müslümansız kalmayan Kâbe’nin Allah tarafından Müslümansız bırakılıp onun tavaf vazifesinin ebabil kuşlarına verilmesinin artık ümmetin tavaf etmeye bile layık görülmediğinin kahreden resmidir bu...

Hadi toplanın...

İnsanlık olarak hepimiz kaybettik gidiyoruz.

Ne oldu da bütün bu felâketler geldi başımıza ve bunları nasıl aşabiliriz.

Tefekkür ederek.

Tefekkür, teslim olmaktır: Hakk’a teslim olmak, hakikatin hakikatini teslim etmektir.

 

İÇİMİZDEKİ VİRÜSLER...

Bir koronavirüs ne büyükmüş ki, ülkemdeki birçok virüsü de ortaya çıkarıverdi...

Umreden dönüşte karantinaya alınan ama yurt binası beğenmeyen hacı virüsü...

Devlet beni yurttan atıp sokakta bıraktı diyen ama yıllık sadece eğitim ücreti 45.000 liralık özel üniversitede okuyan öğrenci virüsü...

Daha çok koronavirüs vakası var ama gizliyorlar diyen paranoyak virüsü...

Maske fiyatını karaborsa yapan fırsatçı virüsü...

Litresi en çok toptan 1 $ olan etil alkolü (kolonya) 4-5 $’a satan karaborsacı virüsü...

Aç kalacağım diye markete saldıran gözü dönmüş zengin virüsü...

Bana bir şey olmaz diye salına salına gezen ama sokağa virüs saçan cahil virüsü...

Suriyeliye on yılda 40 milyar dolar harcayan ülkeyi dünya sağlık örgütünün vermeyeceği üç kuruşa tenezzül edecek sanıp, “koronavirüs vakasını parayı duyunca açıkladılar” diyen ahmak virüsü...

Sokağa çıkma yasağı olacak, kredi kartı geçerli olmayacak nakit para bulundurun diye vatandaşı korkuya sevk eden whatsapp tan ses kaydı gönderen trol virüsü...

Bu ülkede duramam deyip İtalya’ya kaçan ama İtalya’da salgını görünce kurtar beni diye yalvaran entel abla virüsü...

Bakalım bu koronavirüs daha ne virüsler türetecek? 

 

DIŞARI ÇIKMAK YOK !...

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından sadece 3 hafta mecbur kalmadıkça sokağa çıkma çağrısı yapıldı.

Başta sağlık çalışanları olmak üzere, ulusça topyekûn bir mücadelenin içine girmişken yaşlılar tüm uyarılara rağmen sanki virüsü bize bulaştırın der gibi sokaklarda ve parkta görülmeye başladı.

Bu yaşlı kişiler ‘Sokağa çıkmayın’ uyarılarına rağmen serseri mayın gibi neden ortalıkta dolaşır akıl mantık almıyor.

Çok şükür İçişleri Bakanlığımızın açıklaması ile 65 yaş ve üstü sokağa çıkma yasağı getirildi.

Peki bu yaşlılara bir çözüm bulundu.

İstanbul'da hala Haliç köprüsünde balık tutma keyfinde olanlara ne demeli...

Bunlar ülkeye, ailesine, sevdiklerine zarar verecekler.

Allah korusun, bu iş uzadığında zarara uğrayacak her bir ticari işletmede, kalkmayacak her bir uçakta, milli servetin heba olacak her bir kuruşunda bu insanların payı olacak.

Türkiye'nin bu salgın hastalıkla mücadelesinde hepimize görevler düşüyor.

Sabırla, umutla, bugünlerin geçeceğini bilerek, devletimize, milletimize güvenerek, uyarıları dikkate alarak sorumluluk duygusuyla gerekeni yapacağız.

Şimdilik dışarıya çıkmak yok evde kalmaya devam...

 

İŞ DÜNYASINDA MİLLİ MÜCADELEYE OMUZ VERENLERİ UNUTMAYACAĞIZ

Ekonominin zarar görmemesi için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen 100 Milyarlık paket ile toplumun tüm kesimleri rahatlatılacak.

Elbette ortaya çıkabilecek yeni durumlara karşı yeni adımlar gelecek.

Kimsenin endişesi olmasın, devlet kimseyi açta, açıkta bırakmayacak.

Bu süreçte çalışanlarına 1000'er TL destek ve şirketlerinden yapılan tüm satışların vadesini vade farkı almaksızın 60 gün vade tanıyan SANKO Holding'i unutmamalı...

Gülsan Holding, MB Holding, Erdemoğlu Holding, Acarsan Holding, Şölen Çikolata, Altunkaya, Köksan, Eruslu Global, Değirmen Makina, Festival Halı, Giza Halı, Özmaksan Makina, Akanlar Çikolata, Yıldız Polimer ve Motif Group gibi firmaların işletmelerini ve çalışanlarını koranavirüse karşı gerekli tedbirleri alarak üretime kesintisiz devam etmeleri unutulmamalı...  

Selahattin Kaplan ve Fahrettin Kaplan gibi iş yerlerini kapattığı halde işçisinin maaşını vermeye devam eden işletme sahipleri unutulmamalı...

Dünyanın en büyük makarna üreticilerinden Mutlu Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Göymen ve OBA makarna Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alpaslan Özgüçlü’nün makarna üretimleri hakkında bilgi vererek stok yapmaya gerek yok demeleri unutulmamalı...

Sağlık çalışanlarımız gibi onlar da alkışı hak ediyorlar.

Zoru görünce kaçanlar ile elini taşın altına koyup milli mücadeleye omuz verenleri bilelim.

Onları tanımalıyız.

Tanımalıyız ki, tüketimden gelen gücümüzü kullanarak, zor günlerde doğru, düzgün davrananları biz de iyi günde tercih edebilelim. 

 

HAFTANIN SÖZÜ;  “Sabreden başarıya ulaşır’, “Sabır başarının anahtarıdır”, “Sabır bir ışıktır”, “Sabır cennet hazinelerinden bir hazinedir”, “Sana sıkıntı veren şeylere karşı sabretmende birçok hayır vardır ”

 

 


NOT : Bu Makale 23.03.2020 tarihinde Gaziantep Metropol Gazetesinde

OSANMAZ’IN KALEMİNDEN başlığı ile yayınlanmıştır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yorumlar (0)

+ Yorum Yaz